"Değerlerimiz Geleceğimiz" Projemiz Aralık Ayında Duyarlılık-Sevgi-Saygı Temaları ile Tamamlandı


Her ay çeşitli evrensel değerleri temel aldığımız "Değerlerimiz Geleceğimiz" projesinin Aralık ayı belirli gün ve haftalar uygulamaları paralelinde yapılan çalışmalar ile tamamlandı.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE DUYARLILIK
Duyarlılık, başkalarının duygularını ve ihtiyaçlarını anlayarak onlara saygı göstermek, bireylerin hayatına anlam katan en temel değerlerden biridir. Özellikle okul öncesi dönemde bu değer, çocukların empati yeteneğini geliştirmek ve toplumsal farkındalık kazanmalarını sağlamak açısından büyük önem taşır.
Bu dönemde çocukların çevresindeki insanları ve onların yaşadığı farklılıkları fark etmeleri, onlara saygı duymayı öğrenmeleri, toplumsal uyum ve dayanışma bilincinin temellerini oluşturur. Duyarlılık eğitimi, çocuklara "hepimizin biricik ve değerli" olduğunu öğretirken, onları daha kapsayıcı ve hoşgörülü bireyler haline getirir.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü, çocuklara duyarlılık değerini öğretmek için güçlü bir fırsattır. Bu özel gün, engelli bireylerin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve herkes için eşit haklar ve fırsatlar yaratmanın önemini vurgular. Çocuklar bu etkinlikler sayesinde engelli bireylerin hayatlarını daha iyi anlamayı ve empati kurmayı öğrenirler.
Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde, duyarlılık değerini çocuklarımıza somut ve etkili yöntemlerle aktardık. Çeşitli oyunlar, hikaye okumaları ve yaratıcı drama çalışmaları ile engelli bireylerin günlük yaşamları hakkında farkındalık kazanmalarını sağladık. Örneğin:
- Gözleri kapalı resim yapma, ellerini kullanmadan bir görev tamamlama gibi deneyimler ile çocukların engellerin nasıl hissettirdiğini anlamalarını destekledik.
- “Herkes farklı, herkes eşit” temalı resim çalışmaları ve hikaye etkinlikleri ile farklılıkların güzelliğini vurguladık.
- Çocuklar, engelli bireylerin kullandığı tekerlekli sandalye, beyaz baston gibi yardımcı araçları tanıdı ve bu araçların hayatı nasıl kolaylaştırdığını öğrendi.
Bu etkinlikler, çocukların duyarlılık becerisini geliştirirken, onları daha bilinçli, saygılı ve destekleyici bireyler olarak topluma kazandırmaya katkı sağladı. Duyarlılık, yalnızca bir değer değil, çocuklarımızın gelecekte daha adil ve eşit bir dünya için atacağı önemli bir adımdır.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE SAYGI
Saygı, başkalarının haklarını, farklılıklarını ve düşüncelerini kabul etmek ve onlara değer vermek anlamına gelir. Çocukluk döneminde saygı değerinin kazandırılması, bireyin yaşamı boyunca adil ve hoşgörülü bir tutum geliştirmesini sağlar. Özellikle okul öncesi dönemde bu değer, çocukların sosyal ilişkiler kurmasında ve toplumsal uyum sağlamasında önemli bir rol oynar.
Saygı eğitimi, çocuklara yalnızca başkalarına karşı değil, aynı zamanda kendi haklarına da saygı duymayı öğretir. Bu, empati, hoşgörü ve adalet gibi diğer evrensel değerlerle de doğrudan bağlantılıdır.
10 Aralık İnsan Hakları ve Demokrasi Günü, çocuklara insan haklarının önemini ve her bireyin eşit olduğunu öğretmek için anlamlı bir fırsat sunar. Bu özel gün, demokrasinin temel prensiplerini, bireysel hak ve özgürlüklerin değerini küçük yaştan itibaren kavramalarını sağlar.
Saygı değerini çocuklara öğretmek amacıyla 10 Aralık’ta yaptığımız seçim etkinlikleri ile eğitici ve eğlenceli bir öğrenme ortamı oluşturduk. Etkinliklerimizde:
- Çocuklar, sınıf içinde bir konu belirleyerek oylama yaptılar (örneğin, bir film ya da hikaye seçimi). Bu süreçte herkesin eşit oy hakkı olduğunu ve çoğunluğun kararına saygı duymanın önemini öğrendiler.
- “Hak ve Özgürlükler” temalı hikayeler okuduk ve bu hikayeler üzerinden çocuklarla, başkalarının haklarına saygılı olmanın neden önemli olduğunu konuştuk.
-
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE SEVGİ
Sevgi, insanların birbirine karşı duyduğu derin bağ, hoşgörü ve anlayışın temelidir. Çocukluk döneminde sevgi değerinin kazandırılması, onların hem kendileriyle hem de çevreleriyle sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlar. Okul öncesi dönemde sevgi değerini öğretmek, empati, hoşgörü ve paylaşım gibi olumlu davranışların temellerini atar.
Mevlana Celaleddin-i Rumi, sevgiyi merkezine alan düşünceleriyle sevgi değerini öğretmek için eşsiz bir rehberdir. "Sevgi şifadır, sevgi güçtür, sevgi hayatın ta kendisidir" diyen Mevlana’nın felsefesi, çocuklara bu değeri derinlemesine anlamaları için ilham verir.
Aralık ayında Mevlana’yı Anma Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle, sevgi değerini çocuklarımıza Mevlana’nın mesajları ışığında aktardık. Bu etkinliklerde sevginin, tüm farklılıklarımızı kucaklayan bir bağ olduğu vurgulandı.
Bu etkinlikler, çocukların sevginin bireyler ve toplum için taşıdığı anlamı kavramalarını sağladı. Sevgi değeri, çocukların farklılıkları kabul etmelerini ve çevrelerine daha olumlu bir şekilde yaklaşmalarını destekledi.
-



